SONUÇ BİLDİRGESİ

KÜRESEL SİYASET BUNALIMI VE ORTADOĞU’NUN GELECEĞİ SONUÇ BİLDİRGESİ
Birinci ve İkinci Dünya savaşları sonrasında kurulan uluslararası sistem, artık uluslararası toplumu taşıyamıyor. Toplumların taleplerinin karşılanabilmesi için uluslararası sistemin, günümüz şartlarına göre ve yeni ihtiyaçları da kuşatacak tarzda yeniden yapılandırılması gerekiyor.
Küreselleşen dünya ile beraber, bütün ekonomik, siyasal ve toplumsal düzenler köklü bir biçimde dönüşüme uğruyorlar. Yeni bir çağa geçiyoruz. Yeni coğrafya, yeni teknoloji, yeni siyaset, yeni ekonomi, yeni toplum arayışları söz konusu, her alanda yeni tanımlamalara ihtiyaç duyuluyor, her coğrafyadan yeni sesler ve beklentiler yükseliyor.
Bölgemizde ve dünyada yaşananlar aslında bu talepler ve beklentiler ekseninde oluşan yeni anlayışla, geçmişi savunan statükocu anlayış arasındaki kavgadır.
Etnisite ve inanç değerleri üzerinden kurgulanan kutuplaşmalarla, inanç ve kültür kodlarından uzaklaşmış yönetim anlayışlarıyla, tekçi, vesayetçi, pozitivist, materyalist yönelimlerle bir yere varılamadığı ve varılamayacağı anlaşılmıştır.
İslam dünyası, bu dipten gelen dalgaları iyi okumalı ve bu talepler doğrultusunda yeni bir siyasal yapıya yönelmelidir.
21. Yüzyılda sivilleşme öne çıkacak, aşağıdan yukarıya doğru bir değişim yaşanacak ve gelişmeler bizi toplumsal dinamiklerin siyasal süreçlere katılması ve belirleyici özne olması sonucuna götürecektir.
Bu sebeplerle siyasetin toplum temelli oluşturulması, toplumsal ve evrensel değerleri sentezleyen yeni bir paradigmanın hâkim kılınması gerekmektedir.
İslam dünyası sahip olduğu potansiyeli iyi değerlendirir ve gelişmeleri iyi okuyabilirse yeni bir demokrasi, yeni bir siyaset, yeni bir yönetim paradigmasını insanlığın istifadesine sunma imkanını da yakalayacaktır.
Bu çerçevede bölgesel dinamiklerin, etnik ve mezhebi ayrıştırma politikalarını boşa çıkartacak yerel ve bölgesel çözümler oluşturmak için beraberce el ele vererek girişimlerde bulunması hayati önem taşımaktadır.
Tüm bunlara ulaşabilmek için insani, toplumsal ve küresel süreçlerde katılımcılar tarafından aşağıdaki tespit ve öneriler yapılmıştır:

1. Siyasi yapılanmada eşit vatandaşlık ilkesi kabul edilmelidir.
2. Adalet ve özgürlük arayışından vazgeçilmemelidir.
3. Devletlere karşı toplumu merkeze alan, toplumu özne kılan ve toplumsal değerlere yaslanan bir siyasal yaklaşım üzerinde durmalıyız.
4. Medya ve sosyal medya ağlarından çok dikkatli ve verimli bir şekilde faydalanılmalıdır.
5. İslam dünyasında; birey, toplum ve devlet ilişkileri yeniden düzenlenmelidir. Devletlerin toplumu baskıladığı, köleleştirdiği yaklaşım terk edilmeli, topluma hizmet eden ve hayatını kolaylaştıran bir devlet anlayışına geçilmelidir.
6. Farklılıkların bir arada yaşayabilmesi için insanların farklı olma hakkını korumalıyız. İfade, din ve vicdan özgürlüğünün teminatı olabilmeliyiz.
7. İslam dünyası; cemaatler arasında bir koordinasyon merkezi kurmalıdır.
8. Türkiye, tecrübeleriyle sorunların çözümünde arabulucu olabilir. Adalet ve uzlaşı arayışı içinde geçiş süreçlerini yönetmek için Türkiye tecrübesinden daha fazla istifade edilmelidir.
9. Güvenlik sorunlarını mutlaka çözmek gerekir. Şiddeti bir yöntem olmaktan çıkarıp mutlaka silahsızlandırma sağlanmalıdır.
10. Demokratik kurallar işletilmeli, geleceğe ilişkin kararların seçim sandıkları üzerinden olacağına ikna olunmalıdır.
11. İslam dünyasının daha fazla araştırma, düşünce ve politika üretme merkezlerine ihtiyacı vardır.
12. İslamcı parti ve hareketlerin hem kamuoyuna hem de Batı’ya kendilerini daha iyi ve doğru anlatmaya ihtiyaçları vardır.
13. Bölge ülkeleri arasında diplomatik kanallar açık olmalıdır.
14. Bölge ülkeleri devletler arası işbirliğini artırmalıdır. Ayrıca şehirler arasında ticari ve kültürel ilişkiler geliştirilmelidir.
15. Bölgede halklar arası işbirliğini geliştirecek çalışmalar yapılmalı, STK’lar arasında stratejik ortaklıklar ve sivil diplomasi faaliyetleri genişletilmeli ve derinleştirilmelidir.
16. Yapılacak bütün faaliyetler gerilimsizlik ve çatışmasızlık düzeninin temelini güçlendirmelidir.
17. Geçiş süreçlerinde uzlaşı arayışları esas olmakla birlikte, süreçlerin tıkanmadan yürütülebilmesi için yeterli konsensüs çerçevesinde değişimi talep edenler süreçleri yürütmelidir. Farklı görüş, ideoloji ve yaşam tarzlarına sahip değişim ve demokratik hukuk devletinden yana olan her kesim demokrasi koalisyonu çerçevesinde ortak hareket edebilmelidir.
18. Değişim süreçlerinde üniversitelerin rolü artırılmalıdır. Tartışma platformları oluşturulmalı, bürokrat ve siyasetçiler gençlerle buluşturulmalıdır. Eğitimde müfredat reformu gündeme alınmalıdır.
19. Tepkisel ve duygusal yaklaşımlardan kaçınmalıyız. Sakin diyalog ortamlarını geliştirmeli; aceleci davranmadan bütüncül bir bakış, kuşatıcı bir vizyon ve üslupla hareket etmeliyiz.
20. Bölge ülkeleri arasında serbest ticarete, gümrük birliğine, ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine; sürdürülebilir kalkınma programları ve ortak iktisadi projelere ihtiyaç vardır.
21. Bölge ülkelerinin devlet kurumlarının iyi yönetişim çerçevesinde yeniden yapılandırılmaya ihtiyacı vardır.
22. Merkeziyetçi yönetim anlayışından adem-i merkeziyetçi, yerel yönetimlerin güçlendirildiği bir anlayışa geçilmelidir.
23. Sınırları aşan, ulus-üstü yapılar ve kurumlar oluşturulmalıdır.

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

Comments are closed.